: www.güvence.de -------------------------------------------------

 

 

 

 

 

 DÜNYANIN EN BÜYÜK EN HIZLI SINIRSIZ VE SORUNSUZ BEDAVA OYUN OYNAMA SİTESİDÜNYANIN EN BÜYÜK EN HIZLI SINIRSIZ VE SORUNSUZ BEDAVA OYUN OYNAMA SİTESİDÜNYANIN EN BÜYÜK EN HIZLI SINIRSIZ VE SORUNSUZ BEDAVA OYUN OYNAMA SİTESİDÜNYANIN EN BÜYÜK EN HIZLI SINIRSIZ VE SORUNSUZ BEDAVA OYUN OYNAMA SİTESİ

 


güvence.de

 

EVET SiTEMIZDE NELER YAPILACAK NE DEYISECEK ONLARI HAZIRLAYIP HIZMETINIZE SUNACAGIZCALISMALARIMIZ DEVAM ETMEKTEDIR YENI PROGRAMLAR KONULACAK BIRAZ DAHA SABIR GEREK
HABERLERف BURAYA YAZ
HABER STICKERI OLARAK KULLAN

DINI ILIME EN COK IHTIYAC DUYULDUGU BIR ZAMANDA OLDUGUMUZ ICIN . ÖZELLIKLE MUSLUMAN KARDESLERIMIZIN YARARLANACAGI , EN SECKIN PROGRAMLARI IMKANLARIMIZ DAHILINDE HAZIRLATMIS BULUNUYORUZ . SIZ DEYERLI SITEMIZIN ZIYARETCI VE ÜYELERINE HIZMET ETMEKTEN GURUR DUYARIZ. BIR MUSLUMANIN KARDESINE YARARLI VE FAYDALI OLMAK EN GÜZEL TERCIHIDIR BIRBIRIMIZE EN FAYDALI OLAN VE DUA ETMEK . HAYIRLI YOLA GIRMEK ICIN, FAYDALI BILGILER VE NASIHATTA BULUNMAKTIR, BÖYLE YAPARSAK ANCAK, ALLAHIN SEVGISINI VE RAHMETINI KAZANA BILIRIZ., ISTE BUNDAN DOLAYIDIRKI, SIZLERIN DUANIZI VE SEVGINIZI ALMAK ICIN , BU SITEYI HIZMETINIZE SUNDUK. HIC BIR MENFAAT BEKLEMEDEN SADECE ALLAHIN RIZASINI, VE SIZ DEYERLI ZIYARETCILERIMIZIN DUANIZI KAZANMAK ICIN HAZIRLADIK. SAYIN ZIYARETCILERIMIZ SITE MIZDE ÖZET OLARAK SUNLAR BULUNMAKTADIR KUR'ANI KERIM -- (-HADIS TÜRKCE ARAPCA VE ALMANCA OLARAK-)- AYRICA KURA'NIKERIM HEM OKUMA VE HEMDE DINLEME VE TAKIP ETME SANSINA SAHIPSINIZ HZ. MUHAMMED (SAV)IN HAYATI -- SAHABILERIN HAYATI -- KADIN SAHABILERIN HAYATI BAZI EVLIYA MURSIT ALIM ILIM SAHIBI KENDISINI ALLAH YOLUNDA HIZMETE ADAYAN DIN ADAMLARI SEYH VE HOCALAR VAAZ LARI VIDEO VE RADYODAN DINLEMEK ICIN, HAZIR HALE GETIRMIS BULUNUYORUZ,AYRICA ADINI YAZILMIYAN BIRCOK BILGI VE FAYDALI BÖLÜMLERIMIZ VAR ILAHI VE KASIDELERIMIZ MUZIKSIZ ILAHILERIMIZ DE MEVCUTTUR MEDYANIN HER CESIDI SPORVE TV KANALLARI ARAPCA OLARAK COK SAYIDA DINI VE BILGI MEDYA FILIM VIDEO BULUNMAKTADIR TABIKI KÜCÜKLERIDE DÜSÜNDÜK ONLARA HER TÜRLÜ IZLEME VE DINLENME PROGRAMLARIMIZ VAR AYRICA CAMI SEHIR GÜL CICEK DINI RESIMLER KONSOLOSLUKLAR BAZI DOST SITELERI KUS HAYVAN RESIMLERI VE ISMINI YAZMADIGIMIZ COK SAYIDA BÖLÜMLERIMIZ VAR BUNLAR SADECE SIMDIKI HAZIR OLANLAR HERGÜN DAHADA YENILIKLER EKLENECEKTIR HER ZAMAN ZIYARET EDIN IHMAL ETMEYIN ILGISIZ KALDIGI ZAMAN CALISMA HEVESIM KALMAZ MUTLAKA SIKAYETLERINIZI VE MEMNUNIYETINIZI BIZE YAZINKI SITEMIZDE ILGI OLUP OLMADIGINI ANLAYALIM

-------------------- 3



------------------------------------

 

 

YAZINIZI BURAYA YAZINyasasin türk milleti cumhuriyeti istiklalmarsi cok mutluyum cünkü türküm demek  cok güzel dir
DÜNYANIN EN BÜYÜK EN HIZLI SINIRSIZ VE SORUNSUZ BEDAVA OYUN OYNAMA SİTESİ
------------------- siralama --
  • ö« ضnceki
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • Sonraki »
BEDAVA CEP TELEFONU veya BİLGİSAYAR PROGRAMLARI İNDİRMEK İÇİN AŞAĞIYA DOĞRU İNMELİSİNİZ..!!..------------------------------------------

Bu sayfada dakika saniye misafirim oldunuz .....

DÜNYANIN EN BÜYÜK EN HIZLI SINIRSIZ VE SORUNSUZ BEDAVA OYUN OYNAMA SİTESİ----------------------------------------

BEDAVA CEP TELEFONU veya BİLGİSAYAR PROGRAMLARI İNDİRMEK İÇİN AŞAĞIYA DOĞRU İNMELİSİNİZ..!!..BEDAVA CEP TELEFONU veya BİLGİSAYAR PROGRAMLARI İNDİRMEK İÇİN AŞAĞIYA DOĞRU İNMELİSİNİZ..!!..

DÜNYANIN EN BÜYÜK EN HIZLI SINIRSIZ VE SORUNSUZ BEDAVA İNDİRME SİTESİDÜNYANIN EN BÜYÜK EN HIZLI SINIRSIZ VE SORUNSUZ BEDAVA İNDİRME SİTESİ

 

 

--------------------------------------------------------------------- Yasin Mohammed 1(glasknochen Typ 3) www.yasin-moha… - MyVideo uygur_9: istedim ve ramazan canli olarak anlatti ramazan_46_1: evet madem fikrayi tekrar yaz diyoorsun : zamanin birinde : ismet pasa ve osman bölük basi ayni ucakta istanbula yolculuk ediyorlarmis : ismet pasanin torunuda ayni ucakda bulunuyormus : gidip osman bölük basinin elinde gazteyi görünce : demis ki osman amca su gazeteni ver ucakdan assagi atayim da : bir köylü bulur ve sevinir demis : hazir cevab olan osman bölük basi demis ki yavrum ben gazeteyi atarsan bulsa bulsa bir köylü bulur bir köylü sevinir : en iyisi sen dedeni assagi at ki : bütün türkiye sevinsin demis : olay bundan ibaret ------------------------------------------- hikkoye beyt beni hilel ---------------------------------------------------- eselamun aleykum verahmetullahi ve bereketuhu sizlere bir gercek olayi anlatacagim. veysel karaninin Mubarek makaminda . gerceklesen bir mesele aynen bana böyle anlatildi. Rahmetli babam veysel makamina (7) sene üst üste ziyaret eden bir kisi . hacca gitme imkani olmayanlara. en uygununu bu makami ziyaret etmekte bulmuslar.ozamanki alimler. bumakamin ziyareti büyük sevabi olduigunu hacca gitme imkanlari olmayanlarin mekani haline gelmisti .Rahmetli babama . ocivar köylerden biri söyle anlatmis veyselin makamini ilceye giderken sabah erkenden ziyaret etmis kolundada kara sapan pullugu koluna tüfek gibi takmis iceri girdi. namazini kilmis duasini yapmis .ve carsiya gitti demirciye ugramis pullugu bilemek icin demirciye dediki sen bu pullugu bileyi verde ben alisverisimi carsidan yapip tekrar döneceyim parani verip köye döneceyim . Demircide pullugu kizgin atese kore koymus ve isinmasina beklemis onun la beraber olan demir aletleri kipkirmizi olmus dövmeye alinmis ama pulluk hala soguk halde duruyor . Demirci ise pullugu saga sola ceviriyor netice yok aynen duruyor herkesi cagirdi gösterdi durumu anlatti . beklediler sahibi dönene kadar. sahibi geldi ona durumu anlatti ve dediki sahibine. sen bunu nereden aldin bunun hakkinda ne biliyorsan lütfen anlat .sahibi dediki (2) yil önce sen yaptin bana ve kullaniyorum .Demirci dediki bu yetmes baska seyler anlat ne yaptin nereden geldin .ve bunun la nereye gittin .Köylü dediki evden ciktim veysel karani makamina girdim ziyeret ettim ve dogru buraya geldim , Demirci dediki ahaaa sifre cözüldü veysel beyin kerametidir .onun makamina girince ates tesir etmemistir UYGUR Halil İbrahim Bereketi Kalbiniz temiz olduğu sürece her zaman kazanırsınız Vaktiyle birbirini çok seven iki kardeş varmış. Büyüğü Halil. Küçüğü ise İbrahim... Halil, evli çocuklu. İbrahim ise bekârmış... Ortak bir tarlaları varmış iki kardeşin... Ne mahsul çıkarsa, iki pay ederlermiş. Bununla geçinip giderlermiş... Bir yıl, yine harman yapmışlar buğdayı. İkiye ayırmışlar. İş kalmış taşımaya. Halil, bir teklif yapmış : İbrahim kardeşim; Ben gidip çuvalları getireyim. Sen buğdayı bekle. Peki, ağabey demiş İbrahim... Ve Halil gitmiş çuval getirmeye... . O gidince, düşünmüş İbrahim: Abim evli, çocuklu. Daha çok buğday lazım onun evine Böyle demiş ve Kendi payından bir miktar atmış onunkine... Az sonra Halil çıkagelmiş. Haydi İbrahim. Demiş, önce sen doldur da taşı ambara. Peki ağabey. İbrahim, kendi yığınından bir çuval doldurup düşer yola. O gidince, Halil düşünür bu defa: Der ki: Çok şükür, ben evliyim, kurulu bir düzenim de var. Ama kardeşim bekâr. O daha çalışıp, para biriktirecek. Ev kurup evlenecek. Böyle düşünerek, Kendi payından atar onunkine birkaç kürek. Velhasıl, biri gittiğinde, öbürü, kendi payından atar onunkine. Bu, böyle sürüp gider. Ama birbirlerinden habersizdirler. Nihayet akşam olur. Karanlık basar. Görürler ki, bitmiyor buğdaylar. Hatta azalmıyor bile. Bugün 'Bereket' denilince, bu kardeşler akla gelir. Bu bereketin adı: Halil İbrahim bereketidir. EVİNİZE VE HAYATINIZA HALİL İBRAHİM BEREKETİ DİLERİM ARkadaş, DOst, KArdeş Gönde .Esselamun aleykum v.v.bereketuhu . Sizlere kendim hazirladigim tatli bir fikrayi anlatacagim. Mehmet gecilmez ile . Mehmet gecilir . Arasindaki tartisma. Köy meydaninda oturuyorlardi ve Radyodan canakkale . savasininin haberleri dinliyorlardi . Mehmet gecilir obürüne dediki .Bu kadar devletler askerlerini bogaza dayandi. Bizimkiler az miktarda silahla karsi koya bileceklermi. Mehmet gecilmez. cevap verdi .Bizimkilerin iman dolusu silahli kalplerini görmezler .Dusman gücleri .bizi .Hafife alirlar adeta alay edercesine. bunlar bize karsi koymalari mümkün deyil.(türkler teslim olmak zorundalar diyecekler ve harekete gececekler.)Fakat canakkale gecilmezzzzz mümkün deyil iman dolusu tekbir dolusu kalp hazineleri görmezler ne kadar casus ve istihbaratlari varsa bu kalplerdiki imani görmezler tanimazlar. Mehmet gecilir söz aldi .Ve dediki arkadas sen yaniliyorsun bunlar bogazi( ÖYLE veya BÖYLE ) gececekler .Bizim iman dolusu dedigin askerimiz misafirperverdir Misafirleri icin yer ayirmis bile.Onlari bizim topraklarda ebedi kalirlar .(gececeklerrrrrr) biri gecer biri gecmez diye kavga ettiler. haydi kadiya gidelim dedi ve anlasarak gittiler .Durumu kadiya anlattilar. Kadi, mehmet gecilmezin ifadesini almak icin cagirdi ,mehmetbey sen neye dayanarak dusmanlarin canakkale gecilmez diye israr etmissin. Mehmet gecilmez söz aldi sayin kadibey kalplerin iman dolusu olmasina hücüm zamaninda tekbir seslerinin yanki yapip dusmanlarin kulagini sagir edip silah sesi oldugunu farketmiyecekler ve BIZIM topcu onbasidan haberleri yok.Baslarina neler gelecekleri önceden hesaplasaydilar zaten gelmezlerdi Ve binlerce ölü verecekler denizimizinde rengini deyistirecekler. Kadi bey lutfen beni hakli cikarda .Canakkale nasil gecilmez oldugunu . Mehmet gecilir beye ders olsun da akli basina gelsin tesekkur ederim kadibey.,Kadi dediki sen cec salonda bekle, Sira geldi mehmet gecilir beye hemen cagirdilar kadinin huzuruna. Kadisordu. Sayin mehmet gecilir .Sen neye dayanarak canakkale gecilir demissin bu konuda bir bildiginmi var anlat bakalim. Mehmet gecilir söz aldi .Sayin kadi bey benim bildigim sudur Türk milletindeki sabir dolusu kalpleri var dusmanin tam pusuya düseceyinden biliyorlardi .Hakli bir davada oldugunu da ALLAH(CC) muslumanin savastigi zaman korkuyu kaldirir cesareti arttirir galibiyetle mujdeler .Iste ben bunu anlatmadan .Ve nasil canakkale gecilir diye sormadan .Mehmet gecilmez.e Bana anlatma firsati vermedi benimle kavga etti , Kadi mudahale etti ve sordu sen sorumun cevabini vermedin sayin M.gecilir Sayin kadi canakkale tabiki gecilir ANCAK ölüler gecer sadece Ben zaten M.gecilmeze söylemistim ÖYLEveya BÖYLE gececekler Iste cevabini verdim Sayin kadibey. Kadi dediki gec salonda kararimi bekle Kadibey onlara birer türk bayragi hazirlamis ve cagirdi ikisinide KARAR; dedi ikinizde cezalisiniz yasam boyu ceza aldiniz VE onlar aglamaya basladilar neden diye yalvarmaya basladilar care yokmu diye yal vardilar Kadi care var dedi önce birbirinize sarilin hakkinizi helal edin ondan sonra sizin gercek cezanizi söyliyeceyim. Birbirlerini sarildilar öpüstüler haklarini helal ettiler KADI dediki sizin cezaniz Bütün türk milletine söyleyin . sehitlerimize dua ve fatiha okusunlar ömür boyu sehitlerimize dua edeceksiniz davayi ikiniz kazandiniz Bendende birer türk bayragi hak ettiniz sehitlerimize ELFATIHA Üç Kafadar 27/08/2007 İsfahanlı, Şirazlı ve Kaşanlı birlikte seyahat ediyorlardı ama ceplerinde metelik yoktu. Acıkınca bir lokantaya girdiler. Yemekten sonra Isfahanlı yerinden kalkıp lokantacıya gitti ve - "Paramın üstünü verir misiniz?" dedi. Daha parasını bile almamış olan lokantacı sinirlenerek - "Bana para vermedin ki üstünü isteyesin!" diye bağırdı. Herkes başlarına üşüştü. Birisi lokantacıya - "Bir daha düşün. Belki parayı almışsındır" derken Şirazlı yanlarına geldi ve - "Ben yemek parasını öderken bu biçare Isfahanlı da parasını veriyordu" dedi. Lokantacı bu kez onunla da verdiydin vermediydin davasına başladı. Tam bu sırada Kaşanlının lokantanın ortasına oturmuş ağladığını gördü. - "Ne oldu? Niye ağlıyorsun böyle ?" diye sorduklarında - "Neden ağlamayayım; benim para ------------------------------------------------------------------------------------------------------------ Neden Para Vereyim? 27/08/2007 Şairin biri bir zengine giderek onu çok medhetti. Zenginin keyfine diyecek yoktu ."Yarın gel de para vereyim sana" dedi. Şair ertesi gün sabah zenginin kapısına geldi. Zengin: - "Neden geldin sen?" diye sorunca - "Dün bana para vereceğini söylemiştin ya; onun için geldim" dedi şair. Bunun üzerine zengin: - " Ama da salaksın ha! Sen sözle beni memnun ettin, ben de sözle seni memnun ettim. Şimdi niye para vereyim ki?" dedi. ------------------------------------------------------------------------------- Ne Tarafa Dönelim? 27/08/2007 Fıkıhçı Ebû Mansûr Sicistânî'ye sordular: - Kırda bir su başına gelsek ve gusül almak istesek , ne tarafa dönmeliyiz? - Elbiselerinize doğru; yoksa hırsız götürür! ----------------------------------------------------------------------------------------- Antikacı 27/08/2007 Birisi eski dostlarından birinin evine gitmişti. Ev sahibinin hanımı beyine sordu: - Bu bey kim ? - Nasıl yani? - Canım, hep anneme bakıyor da! - Ha o mu ? Antikacıdır! ---------------------------------------------------------------- Deliler 27/08/2007 Üç deli kayıkla denizde geziniyorlardı ki birdenfırtına patladı. Birbirlerine akıl danışmaya başladılar. Biri dedi ki: - İkiniz suya girip kayığı itin, ben de dümene geçeyim! Yoksul İle Cimri 27/08/2007 Yoksulun biri cimri mi cimri bir zengine gidip: - "Seninle benim babam Adem, annemiz de Havva değil mi? Öyleyse kardeşiz biz. Ama senin de bunca malın mülkün var. Kardeşçe paylaşalım şunu." dedi. Zengin adam uşağına seslendi: - Şuna bir mangır ver de bir an evvel gitsin başımdan! Yoksul : Efendim , neden doğru dürüst pay etmiyorsun ? Zengin: Aman sus! Öteki kardeşlerin bir haberi olursa payına bu kadar da düşmez --------------------------------------------------------------------------------------------- Müneccimin Falı 27/08/2007 Rivayet bu ya, bir müneccimi darağacına çekerlerken sordular: - Bu hali de falında gördün mü? - Valla bir yükseliş görüyordum ama burada olacağını bilmiyordum! --------------------------------------------------------------------------------------- Asker 27/08/2007 Askerin birine sordular: - Neden savaşa gitmiyorsun? - Valla düşmanlardan birini bile tanımam. Onlar da beni tanımazlar. Öyleyse niye düşmanlık olsun aramızda? ---------------------------------------------------------------------------- Muaviye İle Bedevi 27/08/2007 Muaviye oturmuş, kuzu kebabı yiyordu ki ansızın bir bedevi gelip oturdu sofraya. İştahla etleri ayırıp kemikleri kırıyordu. Bu durumu izleyen Muaviye dayanamayıp bedeviye: - " Galiba bu kuzunun babası seni boynuzlamış !" deyince bedevi cevabı yapıştırdı: - Kuzuya gösterdiğin şefkate bakılırsa, anası da seni emzirmiş her halde! ----------------------------------------------------------------------------- Hangisini İstersin? 27/08/2007 Bir gün Gazneli Mahmut sırtında diken taşıyan zayıf mı zayıf bir ihtiyar gördü. Haline acıyıp: - " İhtiyar ! Şu sıkıntıdan kurtulmak için iki üç altın mı istersin, bir eşek mi ? İki üç koyun mu , bir bağ mı? Dile benden." dedi. - Altını ver, belime sarayım. Eşeğe binip koyunları önüme katayım. Bağa gidip ömrümün sonunda duacın olayım. Sultan bu cevabı beğendi ve ihtiyarın dileklerini yerine getirdi. ---------------------------------------------------------------------------------------------- Tatil Bitti 27/08/2007 Adam bir aylık yıllık iznini geçirmek için Hazar kıyısındaki motellerden birine gitmişti. Dokuzuncu gün eline bir mektup verdiler. Mektubu okuduktan sonra bir ah çekti: - Ne yazık ki tatil bitti! Motel müdürü şaşkınlık içinde sordu: - Ama bir ay kalacağınızı söylemiştiniz! - Evet . Bir ay kalacağım ama yine de tatilim bitti. Çünkü karım yarın buraya geleceğini yazıyor! ------------------------------------------------------------------------------------------ Öze Bak 27/08/2007 Adam, dostunu evine davet edip önüne bir tas süt koydu. - Buyrun. Yoğurt, peynir, tereyağı sütten yapılır zaten. Zavallı konuk sesini çıkarmadı. Sütü içip gitti. Bu kez o davet etti arkadaşını. Önüne bir asma dalı koydu. - Buyrun. Pekmez, helva, şıra asmadan yapılır zaten! -------------------------------------------------------------------------- Hoşgelmiş 27/08/2007 Sağırın biri hasta ziyaretine gidiyor, hem yürüyor hem düşünüyordu: - Hastanın başucuna oturunca "Nasılsın?" diye sorarım. "İyiceyim" diyecektir. "Ne yiyorsun?" diye sorarım. "Falan filan " diyecektir. "Doktorun kim?" diye sorarım. "Filanca" diyecektir. Hastanın başına geldi; eğilip sordu: - Nasılsın? - Ölüyorum! - Elhamdülillah! Neler yiyorsun? - Zıkkım! - Afiyet olsun! Doktorun kim peki? - Azrail! - Hoş --------------------------------------------------------------- Görüntü 27/08/2007 Küçük Said televizyona fena alışmıştı. Her şeyi televizyon gözlüğüyle görüyordu. Bir gün annesi şiddetli soğukalgınlığından yatağa düşmüş, göğüs ağrısından konuşamıyordu. Akşam babası gelince sordu : - Annen nasıl oğlum? - Görüntü fena değil ama ses gitmiş! ---------------------------------------------------------------- Bilin Bakalım 27/08/2007 Padişah nedimlerine bir bilmece sordu: - Bilin bakalım. Geçen yıl gelmedi; bu yıl gelmez ve gelecek yıl da gelmeyecek. Bir köşede duran görevli öne çıktı: - Benim maaş hünkarım! Padişah güldü ve bahşiş verdi on --------------------------------------------------- Katibin Mazereti 27/08/2007 Adam bir katibe gidip " Bir mektup yaz benim için" dedi. - Ayağım ağrıyor, yazamam. - Niye bahane buluyorsun? Seni bir yere mi göndereceğim? - Doğru diyorsun da, kimin için bir mektup yazsam, okutmak için beni çağırıyorlar. Yazımı kimse okuyamıyor çünkü! -------------------------------------------------------------------------------------------------- Meşrutiyet 27/08/2007 Bahâül-vâizin anlatıyor: Meşrutiyet başlarıydı. Bir eve gittim. Yaşlı bir kadın ile genç bir kız vardı orada. Yaşlı kadın: - "Meşrutiyetin amacı ne?" diye sordu. - Yeni kanunlar. - Ne mesela? Şaka yapacağım tuttu: - Mesela genç kızları yaşlı adamlara, yaşlı kadınları genç oğlanlara verecekler! Kız : Peki yararı ne bunun? Yaşlı kadın susturdu kızı: - Meşrutiyet kanunlarını eleştirecek kadar büyüdün mü sen edepsiz? --------------------------------------------------------------------------------------------- Etkili Dua 27/08/2007 Bir sofu değirmene buğday götürdü. Değirmenci : Şimdi zamanım yok. Sofu : Şimdi buğdayımı öğütmezsen, sana, değirmenine ve eşeğine bela gelmesi için dua ederim ! Değirmenci : Senin her duan kabul oluyor mu? Sofu : Evet. Değirmenci : Öyle mi? Dua et de buğdayın öğütülsün bakalım! ----------------------------------------------------------------------------------------- Kim Mutlu? 27/08/2007 Sadece erkeklerin katıldığı bir ziyafette ev sahibi sordu: - Karısından memnun olmayan varsa, ayağa kalksın. Bir kişi dışında herkes ayağa kalktı. Ev sahibi adama dönüp : - Maşallah, maşallah! Ne mutlu size ki karınızdan memnunsunuz! - Yok canım. Karım bugün ayağımı kırmasaydı, sizden önce kalkardım! --------------------------------------------------------------------------------------------- Salaklık Listesi 27/08/2007 At satıcıları padişaha bir kaç at gösterdiler. Padişah atları beğenip satın aldı ve yine at getirsinler diye bin tümen de peşinen verdi. Bir gün padişah vezirine dedi ki: - Memleketteki bütün salakların adını yaz getir bana. - Önceden yazmıştım efendim. Listenin başında da zâtı-devletlilerinin adı var. - Neden o? - At satanlara tanımadan etmeden para verdiniz. Salaklık değil de nedir bu? - Peki, ya at satıcıları atları getirirlerse ne olacak? - O zaman isminizi silip, onun yerine at satıcılarının adını yazarım! --------------------------------------------------------------------------------------------------------------- Yüzme Bilmiyorum 27/08/2007 Adamcağız suya düşmüş çırpınıyor ve imdat istiyordu. Yoldan geçen biri sordu: - Niye bu kadar bağırıp çağırıyorsun? - Yüzme bilmiyorum da ondan! - Allah iyiliğini versin! Ben de yüzme bilmiyorum ama senin gibi bağırıyor muyum ----------------------------------------------------------------------------------------------- Üç Hikmet 27/08/2007 Rivayete göre şairin biri halifeyi öven bir kaside yazıp mecliste okudu. Halife kasideyi çok beğendi ve - " Üçyüz dinar mı istersin yoksa her biri yüz dinar değerinde üç hikmetli söz mü?" diye sordu. Şair: Kalıcı hikmet fani dinardan yeğdir. Halife: Birinci hikmet şu: Elbisen eskiyince yeni ayakkabı giyme. Çok kötü görünür çünkü. Şair : Yandı yüz dinar ! Halife gülerek : İkinci hikmete gelince, ne zaman sakalın yağlanırsa aşağı eğerim deme. Elbisen yağlanır yoksa. Sersemleşen şair : Halife hazretleri, Allah aşkına üçüncü hikmeti kendinize saklayın! Yüz dinar üçüncü hikmetten bin kez yeğdir! --------------------------------------------------------------------------------------------------------------- Ferzane Hanım 27/08/2007 Şık ve zarif bir insan olan Ferzane Hanım hizmetçisine " Bak kızım, sofrayı ben kurduğum zaman hiç kusur oluyor mu?" deyince hizmetçi cevap verdi: - Doğru hanımım. Her kadın hizmetçilik için yaratılmamış. Maşallah siz bu iş için yaratılmışsınız! --------------------------------------------------------------------------------------------- Çalınmış Şiir 27/08/2007 Bir gün ünlü şair Enverî Belh çarşısından geçerken bir kalabalık gördü. Kalabalığı yarınca bir de ne görsün? Adamın biri onun kasidelerini kendi adına okuyor ve halk da alkış tutuyor . Yaklaşıp adama sordu: - Kimin şiirlerini okuyorsun sen? - Enverî'nin. - Enverî'yi tanır mısın ? - Ne diyorsun? Enverî benim. Enverî güldü ve : - Çalınmış şiir duymuştum ama çalınmış şair duymamıştım hiç! dedi. Timur İle Çalgıcı -------------------------------------------------------------- 27/08/2007 Aksak Timur Hindistan'a gittiğinde " Hint çalgıcılarının pek maharetli olduklarını büyüklerden duymuştum" dedi ve çalgıcıları çağırdı. Görme özürlü bir çalgıcı huzura gelip tar çalmaya başladı. Padişah çok memnun kaldı ve çalgıcıya adını sordu. - Adım Devlet'tir efendim. - Devlet kör olur mu hiç? - Devlet kör olmasaydı, topalın evine gelir miydi hiç? Arslan Postunda Bir Eşek -------------------------------------------------------------------------------- 27/08/2007 Bir eşek nerden bulduysa, bir arslan postu bulup geçirdi üstüne Kendini arslan zannedip girdi köye. Halk arslan görünce korkudan tabana kuvvet kaçtılar. Eşek çok keyiflendi bu işe. - "Artık kimse sırtıma yük atamaz bundan böyle.Rahat rahat yaşarım. Hele bir de bağırayım , iyiden iyiye korksunlar" dedi kendi kendine. Başladı anırmaya. İnsanlar anırma sesini duyunca anladılar ki bu arslan değil. Aldılar postu sırtından, vurdular palanı. ----------------------------------------------------------------------- Hiç Şüphe Yok 27/08/2007 Birisi papağanını eğitip Farsça öğretti . Papağan her söze cevap olarak - "Hiç şüphe yok" diyordu. Bir gün adam papağınını satmak için çarşıya gitti ve yüz tümenden satılığa çıkardı. Bir müşteri gelip papağana - "Yüz tümen eder misin sen?" diye sorunca papağan - "Hiç şüphe yok" dedi. Müşteri pek keyiflendi ve papağanı satın alıp evine götürdü. Ama papağana ne dediyse - "Hiç şüphe yok"tan başka bir şey söylemiyordu. Sonunda sinirlenip - "Eşeklik ettim de aldım seni!" deyince papağan yine - "Hiç şüphe yok!" dedi. Adamcağız güldü ve papağanı azad etti -------------------------------------------------------------------------------- Söyle 27/08/2007 Bir dilenci Isfahan zenginlerinden birinin evine gelip kapıyı çaldı ve bir şeyler istedi. Ev sahibi uşağına : - Mübarek; Kamber'e söyle. Kamber de Yakut'a söylesin; dilenci için bir şeyler hazırlasın. Dilenci: - Allahım, Cebrail'e söyle. Cebrail Mikail'e, Mikail İsrafil'e, İsrafil de Azrail'e ev sahibinin canını almasını söylesin! ----------------------------------------------------------------------------------------------------------- İskender İle Asker 27/08/2007 Büyük İskender'in çok hızlı koşan bir atı vardı. Bir gün atına binmiş, ordusunu teftiş ediyordu. Gözü cılız bir ata binmiş olan bir askere ilişti. - Üstüne bindiğin şu ölümcül at da neyin nesi böyle? dedi. Asker güldü ve - Ben savaş meydanında kalmak için bu ata bindim. Oysa sen savaş meydanından kaçabilmek için bu hızlı ata binmişsin! dedi. --------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- İştahsız Hasta 27/08/2007 Adamın biri doktora giderek - "Üç gündür hastayım. Hiç halim yok." dedi. Doktor hastanın nabzını tuttu ve "bugün ne yedin?"diye sordu. - Biraz şişkinlik vardı. Üç gündür bir şey yiyemedim - Hele sen söyle, ne yedin? - O kadar da önemli değil canım. - Her neyse, söyle sen bir kere. - Mademki tedavi için geldim sana, söyleyeyim bari. İşkembeciye gitmiştim. Aşçı kelle tenceresinin kapağını açınca kelleler mis gibi koktu. Altı kelle yedim. Sen üç say. Yanında dört batman lavaş ekmeği yedim; sen iki say. Sonra canım tatlı çekti. On batman badem helvası yedim üstüne. Sen beş say. Ordan çıktım; baktım yolda çavuş üzümü satıyorlar. Canım çekti; yirmi batman üzüm alıp yedim. Sen on say. Tatlı yemekten içim bir tuhaf oldu. Baktım kavun satıyorlar. Altmış batman da kavun alıp yedim ama sen otuz say. Bunları duyan doktor aldı sazı eline: - Şimdi de ben söyleyim, sen dinle. Altı yıl menenjit olursun, sen üç say. Ondan sonra dört yıl verem olursun; sen iki say. Sonra iki gözün birden kör olur; sen bir say.Sonra iki ayağın da felç olur; sen bir say. Sonra karın ağrısından ölürsün ve mezara gömdüklerinde üstüne yüz eşek yükü toprak atarlar ; sen elli say! Çaresi Ne? 27/08/2007 Adam arkadaşına sordu: - Gözüm çok ağrıyor. Çaresi ne acaba? - Valla, evvelki yıl da benim dişim ağrıyordu; söküp attım!