

hareketli su 
object width="425" height="373">
24 Haziran 2009 Çarşamba
> ANKARA - Mahmut BULUT

TÜRKİYE ARTIK TEKNOLOJİYLE BÜTÜNLEŞTİ
Savunma Sanayi Müsteşarı Murad Bayar, arkadaşımız Mahmut Bulut’a, savunma sanayiindeki son gelişmeler ve projeler hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye’de artık ciddi teknolojik çalışmaların yapıldığını belirten Bayar, “Yurtdışındaki yetişmiş insanlar Türkiye’ye döndüklerinde kendilerini tatmin edecek iş alanları bulma imkânları çok artmış vaziyette. Düşünmeden gelebilirler. Beyin göçü artık tersine dönüyor” diye konuştu.
Savunma Sanayi Müsteşarı Murad Bayar, dünya genelinde F-16 savaş uçaklarının üretiminin Türkiye’ye kaydırılabileceğini söyledi. Türk savunma sanayindeki gelişmeler ve hedefler konusunda gazetemizin sorularını cevaplandıran Bayar, dünyadaki krize rağmen Türk Savunma Sanayi’nin 2008 yılında yüzde 15 büyüdüğünü ve 2009 yılında da bu durumun devam ettiğini açıkladı. Bayar’a yönelttiğimiz sorular ve cevapları şöyle:
M.B.- Lockheed Martin, F-35’e yatırım yaptığı için siz F-16 üretim hattının Türkiye’ye taşınmasını önermiştiniz. Bu konuda bir gelişme var mı?
Türk Hava Kuvvetleri için TAI’de 30 adet F-16 Blok 50 plus üretilecek. Program kapsamında montaj Mart 2010’da başlayacak ve son uçak Aralık 2013’te teslim edilecek. Bizim uçaklar üretildikten sonra canlı F-16 üretim hattı TAI’de olacak. Üretim hattı halen Lockheed’de de var ama orda şu anda üretim yok. Lockheed’le konuşmamız şöyle; “En son üretim burada olacak. Siz F-35 üretimine başlayacaksınız, eğer dünyadan başka F-16 talebi gelirse, TAI’deki hattı değerlendirir misiniz?” Anlaşma değil ama görüşmemiz var ve onların da bunu reddetmedikleri için güçlü bir ihtimal.
M.B.- İcra Komitesi ne zaman toplanacak?
Son anda bir değişiklik olmazsa 1 Temmuzda toplanacağız. Gündemdeki en önemli konu genel maksat helikopterinin Türkiye’de TAI tesislerinde üretilmesi projesi. 109 helikopter üretilmesi planlanıyor. Projede Amerikan Sikorsky firmasının T-70I ve İtalyan AgustaWestland firmasının AW-149 TUH modelleri yarışıyorlar. Ortak üreteceğimiz helikopterin üçüncü ülkelere satış haklarını da alıyoruz. Bakım ve eğitim üssü de bizde olacak. Bu alanda yetenekleri olan birçok şirketimiz de bu projeye alt yüklenici olarak girecek. ASELSAN aviyoniklerde, Alp Havacılık transmisyon, TEI’de motorlar ve paller üretilecek. Birçok KOBİ de parça imalatı yapacak.
M.B.- Saldırı helikopterinde son durum nedir?
Testler için üç tane prototip üretilecek. Yeni motorun test edileceği ilk helikopter bu sene üretiliyor. Sene sonunda uçmaya başlayacak. Daha sonra aviyonik sistemin entegre edileceği bir helikopter. Son olarak da silahların entegre edileceği bir helikopter olacak. ATAK saldırı helikopteri tek kaynak olarak sadece Türkiye’de üretilecek ve Agusta ile üçüncü ülkelere müşterek pazarlayacağız. ATAK helikopterimiz planlandığı gibi 2013’de havalanacak.
M.B.- Hükümetten hükümete (FMS) kredisi ile satın alınacak ağır yük helikopteri Chinook ile ilgili Boeing’le yapılan görüşmeler hangi noktada?
O helikopterlerden 10 adet hazır alınacak ama şöyle bir durum var. Alacağımız helikopterlere biz TSK’nın kullandığı bir takım standart tesisatları koymak istiyoruz. Bunların entegrasyonunun nasıl yapılabileceğini şu anda konuşuyoruz.
Heron’larda son tarih ağustos
Savunma Sanayi Müsteşarı Murad Bayar, İnsansız Hava Aracı (İHA) Heron’larda ilk teslimat tarihinin ağustos olduğunu açıkladı. Bayar şunları söyledi: “Ağustosta bize 4 uçak verileceği bildirildi. Bizim sözleşmede koyduğumuz şartlara uygun olarak motor ve görüntüleme radarları takılıyor. Motor değişikliği ile Heron’lar 30 bin feete çıkacak ve SAR radarı (fotoğraf çeken radar) da olacak. Teslimat ağustosta bir sistem 4 uçak sonraki aylarda da bir sistem 2 ve bir sistem 4 uçak şeklinde teslim edilecek. 2009 yılı sonuna kadar tamamlanacak.”
UZUN MENZİLLİ FÜZE SAVUNMA PROJESİ YIL SONUNDA SONUÇLANACAK
Savunma Sanayi Müsteşarı Bayar, Milli Füze Kalkanı çerçevesinde devam eden Uzun Menzilli Füze Savunma Projesi hakkında şu bilgileri verdi: “Projede ilk adımı aralık ayında hedefliyoruz. Proje için teklife çağrı dosyamızı yayınlamıştık. Temmuz ayı ortaları gibi ABD, Rusya ve Çin‘den teklifleri bekliyoruz. Bu tür silahlar füze rejimine tabi oldukları için hükümetler devrede oluyor. Bunlar ticarî sözleşmelerle alınacak şeyler değil. Bayar, TSK’nın acil ihtiyaç gösterdiği Süper Cobra alımı konusunda da ABD ile görüşmelerin sürdüğünü söyledi.
Tersine beyin göçü başladı
ABD’deki Türk beyinlerine yönelik, 2008’in Aralık ayındaki Sinerjitürk’te, “Türkiye’ye dönün” çağrısı yaptıklarını hatırlatan Murad Bayar, şöyle devam ediyor: “O yönde güzel gelişmeler var. Türkiye’ye gelip çalışanlar var, bana başvuranlar da var. Çok nitelikli insanlar. Geçmişte Türkiye’de uçak mühendisleri çalışacak iş bulamazlardı. Şimdi bugün TAI var. ODTÜ ve İTÜ’de uçak mühendisliği bölümlerimiz var. TAI aşağı yukarı, onları blok halinde alıyor. Tersine beyin göçünün işaretleri var. Ayrıca, Küresel krize rağmen savunma sanayiimiz bu sene yüzde 15 büyüdü. Krize rağmen. Ciromuz 2007’de 2 milyar dolardı. 2008’de 2.3 milyar dolar oldu. 2009’da büyüme devam edecek.”
ABD’de, savunma şirketimiz kurulacak
Genel olarak ABD ile savunma sanayii ilişkilerini geliştirmek için bir yapı düşündüklerini anlatan Murad Bayar, “Hem Amerikan pazarında Türk savunma sanayi ürünlerinin temsil edilmesini hem de iki ülke arasında ortak projelerin belirlenip geliştirilmesine katkı yapmasını hedefliyoruz. Bu yönde diyaloğun geliştirilmesine katkı sağlayacak bir yapıyı sene sonuna kadar kurmayı hedefliyoruz” diye konuştu.
| Zambiya Devlet Başkanı basın toplantısı yaparken, bir maymun üzerine işedi |
| |
|
| 25 Haziran 2009 Perşembe 00:50 |
|
| |
|
LUSAKA -AA- Zambiya Devlet Başkanı Rupiah Banda basın toplantısı yaparken, bir maymun üzerine işedi.
Banda, "ceketime işedin" diye yumuşak bir şekilde bağırdıktan sonra durdu ve koltuğunun üzerindeki ağacın dallarında oynayan maymuna baktı.
Kendisini izleyen gazeteciler ve diplomatlar kahkahaya boğulurken Banda, "Belki de bereket getirir" diyerek konuşmasına devam etti.
Devlet başkanlığı sarayının bahçesinde birçok maymunun yanı sıra çeşitli türde antiloplar ve kuşlar bulunuyor. |
|
Başbakanla suikastçisi arasındaki ilginç diyalog - GÜNCEL
Başbakanla suikastçisi arasındaki ilginç diyalog
24 Haziran 2009 Çarşamba, 18:52 GÜNCEL
TEKİRDAĞ'da yerel seçim öncesi 16 Mart'ta düzenlenen AKP mitingi sırasında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a suikaste hazırlandığı iddiasıyla yakalanarak tutuklanan işsiz 45 yaşındaki Muammer Altuntaş, ilk duruşmada tahliye oldu.
Duruşmada Başbakan Erdoğan’dan özür dileyen Altuntaş, “Çok pişmanım. Başbakandan özür dilerim” dedi. Bun arada Başbakan Erdoğan'ın gözaltına alındıktan sonra Altuntaş'ın yanına gittiği ve Altuntaş'a "Senin derdin ne neden beni öldürmek istiyorsun?" diye sorduğu öğrenildi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı öldürmeye teşebbüs ve ruhsatsız silah bulundurma suçundan 23 yıla kadar hapis cezası istemiyle hakkında dava açılan Muammer Altuntaş, bugün ilk kez hakim karşısına çıktı. Tekirdağ 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya tutuklu sanık Muammer Altuntaş, avukatı Yakup Ateş ile kızı Asya, kardeşleri ve yakınları katıldı. Başbakan Erdoğan’ın avukatı Muammer Cemaloğlu ise duruşmaya katılmadı. Hakkında düzenlenen iddianamenin okunmasıyla başlayan duruşmada önceki ifadelerini doğrulayan Muammer Altuntaş, ekonomik nedenlerden dolayı o dönemlerde psikolojinin bozuk olduğunu söyledi. Kimseden talimat almadığını ve Başbakan Erdoğan’ı kendinin öldürmeyi planladığını anlatan Altuntaş savunmasında, “Ekonomik olarak sorunlar yaşadım. Bu nedenle Başbakan Erdoğan’ı sorumlu tuttum. Çok pişmanım Başbakan Erdoğan’dan özür diliyorum” dedi.
HAKİM: BUNU YAPANIN SAF OLMASI LAZIM
Duruşmada Altuntaş’ın savunmasını alan mahkeme Başkanı Atilla Rahman’ın sözleri ise dikkat çekti. Başbakan Erdoğan’ı öldürmek için polis arama noktasına kadar gelen Altuntaş için “Senin yaptığın ateşin üstüne giden böcek gibi. Bir insanın bunu yapması için saf olması lazım” dedi.
Mahkemenin, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın kendisinden şikayetçi olduğunu hatırlatması üzerine Muammer Altuntaş ifadesinde, “Koskoca Başbakan benden şikayetçi oluyorsa diyecek bir şey bulamıyorum. Onu bundan dolayı protesto ediyorum. Akli dengem yerinde, bu eylemimden dolayı çok pişmanım, Başbakanımdan özür dilerim” diye konuştu.
YAKALANDIĞINDA ‘BAŞBAKANI ÖLDÜRECEĞİM’ DİYE BAĞIRDI
İlk duruşmasında savunması alınan Muammer Altuntaş’ın ardından arama noktasında görevli polis memurlarının da ifadeleri alındı. Mitinge girenlerin üzerlerini kabaca aradıklarını anlatan Emniyet Amiri Serkan Üstün, Muammer Altuntaş’ın üzerinde silahla yakalandığında “Başbakan Erdoğan’ı bugün olmazsa yarın öldüreceğim” diye bağırdığını ve sonradan ağzını kapattıklarını anlattı.
Mahkemede, Muammer Altuntaş’ın evinde ele geçirilen bir ajanda da Başbakan Erdoğan’ı öldürmek istediğini belirten yazılar bulundu belirtildi. Duruşmada son sözü sorulan Muammer Altuntaş, “Başbakan Erdoğan’dan özür diliyorum, çok pişmanım tahliyemi istiyorum” dedi.
Mahkeme başkanlığı Başbakan Erdoğan'ın mitingde henüz konuşmaya başlamadığı ve sanığın bilerek polis arama noktasına gittiğinden suç vasfının değişebileceğine hükmederek Altuntaş’ın tahliyesine karar verdi. Mahkeme üyelerinden biri bu karara muhalefet şerri’ koydu.
Duruşmayı izleyen 11 yaşındaki Asya Altuntaş ise babasının tahliye edildiğini duyunca gözyaşlarına boğuldu. Adliyen ağlayarak çıkan Muammer Altuntaş’ın kızı Asya Altuntaş, “Çok mutluyum. Babam benim için çok önemli. Hayatım sürekli onun yanında onunla beraber gecicek, onu hiç bırakmayacağım” dedi. Muammer Altuntaş’ın ablası Şengül Ayberk ise “Çok mutluyuz, adalet yerini buldu. Kazada eşini kaybetti, ekonomik sorunları vardı, bunalıma girdi” diye konuştu.
BAŞBAKAN ERDOĞAN İLE YÜZ YÜZE GÖRÜŞMÜŞ
Mahkemenin tahliye kararından sonra tekrar Tekirdağ Cezaevine götürülen Muammer Altuntaş, işlemlerinin tamamlanmasının ardından cezaevinden çıktı. Çıkışta kendisini bekleyen gazetecileri gören Muammer Altuntaş, “Özgürlük” diye bağırdı. Daha sonra 10 yaşındaki kızı Asya ve yakınlarına sarılarak hasret gideren Altuntaş, “Özgürlük diyorum başka bir şey demek istemiyorum. Başbakan Erdoğan’a teşekkür ediyorum ve kendisinden özür diliyorum. Bundan sonra normal hayatına devam edeceğim” dedi. Daha sonra kendisini bekleyen otomobile kızı ve diğer yakınları ile birlikte binen Muammer Altuntaş kardeşinin Muratlı İlçesi’ndeki evine gitti.
Muammer Altuntaş’ın kardeşi Bekir Altuntaş, cezaevi önünde gazetecilere yaptığı açıklamada, ağabeyini İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ndeki gözaltı sırasınde ziyaret ettiğini söyledi. Bekir Altuntaş, “Ağabeyim yakalandıktan sonra Başbakan Erdoğan emniyet gitmiş ve ağabeyimle konuşmuş. Başbakan ağabeyime ‘Senin derdin ne neden beni öldürmek istiyorsun?’ diye sormuş, ağabeyim ise cevap veremeyince Başbakan ‘Allah seni ıslah etsin’ diyerek emniyetten ayrılmış” dedi.
MİTİNGE TABANCAYLA GELMİŞTİ
Tekirdağ Cengiz Topel Meydanı’nda 16 Mart Pazartesi günü gerçekleştirilen mitinge, ruhsatsız tabanca ile geldiği için gözaltına alınan Tokat Almus nüfusuna kayıtlı Muammer Altuntaş, Tekirdağ İl Emniyet Müdürlüğü’nde bir gün gözaltına tutulduktan sonra İstanbul Terörle Mücadele Şubesine sevk edilmişti. Üç gün gözaltına tutulan Altuntaş, Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Süleyman Pehlivan tarafından sorgulanmıştı. Altıntaş, ‘Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı öldürmeye teşebbüs ve ruhsatsız silah bulundurmak’ suçlarından tutuklanması talebiyle sevk edildiği nöbetçi mahkemece tutuklanmıştı. Silivri Cezaevinde tutuklu bulunan Muammer
AKŞAM | DUNYA | 24 HAZİRAN 2009, ÇARŞAMBA
Sınırdışı restleşmesi
İngiltere başta olmak üzere Avrupa ülkelerini ve ABD'yi seçim süreci ve sonrasındaki olaylara müdahele etmekle suçlayan İran, İngiltere Büyükelçisi'ni geri çağırdı ve iki İngiliz diplomatı sınır dışı etti. İngiliz dış istihbarat servisi MI6'nın rejim karşıtı Halkın Mücahitleri Örgütü'ne destek vererek halkı kışkırttığını ve gözaltına alınanlar arasında İngiliz vatandaşları bulunduğunu iddia eden Tahran'ın sınır dışı kararına İngiltere'den anında karşılık geldi. İngiltere de 2 İranlı diplomatı sınır dışı etti. İngiltere Başbakanı Gordon Brown, İran'ın 'asılsız iddialarla'' iki İngiliz diplomatı sınır dışı etmekle 'haksız bir adım'' attığını söyledi.
İRANLI ELÇİLER ÇAĞRILDI
İran ve Avrupa arasındaki gerilim tırmanırken, Fransa, Çek Cumhuriyeti, Finlandiya, Hlolanda, İsveç ve Danimarka Dışişleri Bakanlığı, ülkelerindeki İran Büyükelçisini çağırarak, Tahran'da 'göstericilere uygulanan şiddetli baskı'dan duyulan kaygıyı iletti ve tutuklananların serbest bırakılmasını istedi.
AB dönem başkanı Çek Cumhuriyeti önceki gün, Birliğe üye tüm ülkelere, başkentlerindeki İran büyükelçilerini dışişleri bakanlıklarına çağırarak, Tahran'ın Batı'nın iç işlerine karıştığı yönündeki suçlamalarını protesto etmeleri çağrısında bulunmuştu. İran da pazartesi günü, AB ülkelerinin Tahran'daki büyükelçilerini Dışişleri Bakanlığına çağırarak, AB ülkelerinin 'iç işlerine müdahalesini' protesto ettiği haber verilmişti.
OBAMA'DAN REST
ABD Başkanı Barack Obama, 12 Haziran tarihli cumhurbaşkanlığı seçimden beri İran'daki gelişmeler konusunda en sert açıklamasını yaptı. Beyaz Saray açıklamasında, AB'nin İran ile ilgili endişelerinin paylaşıldığı belirtildi. Sivillere yönelik şiddet ve baskının bir an önce son bulması çağrısında bulunuldu.
AKŞAM | DUNYA | 24 HAZİRAN 2009, ÇARŞAMBA
ABD’nin izlenebilir silahları PKK’da
ABD’nin kaçak yollardan Irak’a ve Afganistan’a izleme çipli silah gönderdiği ortaya çıktı.
Program bu silahların hangi örgütlerin eline geçtiğini belirlemek için yaşama geçirildi. Irak’a gönderilen silahların bir kısmının PKK’nın elinde olduğu da belirlendi.
ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) çok gizli bir program çerçevesinde, Irak ve Afganistan’a büyük miktarlarda ve izlenebilir silah yollamış. Eski ABD Başkanı George W. Bush’un, programla ilgili olarak, Kongre’deki bazı komitelere 23 Ekim 2008 günü mektup göndererek bilgi verdiği belirtildi.
ABD’nin "süper gizli" teknik istihbarat kuruluşu NSA’nın (National Security Agency- Radyo Frekanslı Kimliklendirme) eski ödüllü ajanı Wayne Madsen’e göre, Pentagon’un bu çok gizli programı, kaçak yollardan gönderilen bu silahların nerelere ulaştığını, kimlerin ve hangi örgütlerin eline geçtiğini belirlemek için yaşama geçirildi. Pentagon bu program için aracılık yapan şirketleri kullandı ve silahların bu ülkelere girmesini sağladı.
Cihaz yerleştirildi
Bu ülkelere sokulan çok sayıdaki küçük çaplı silaha RFID (radio frequency identification) cihazları yerleştirildi. Böylece, Amerikan elektronik istihbaratı ELINT yoluyla bu silahların izlenmesi ve takibi mümkün oldu. NSA ile iş yapan Booze Allen Hamilton firması programa dahil edildi. ABD Enerji Bakanlığı, RFID sistemini nükleer maddelerin takibi için kullanıyor. Eski Başkan Bush, 23 Ekim 2008 günü Kongre’nin her iki kanadındaki "ilgili" komitelerin başkanları ve muhalif partiden kıdemli üyelerine bir mektup gönderdi. Başkan Bush, programı açıkça anlatmamakla birlikte, Irak’a "kayıt ve izleme amaçlı" olarak silahların yollandığını komite yetkililerine bildirdi. Bush, mektubunda, Irak Hükümeti, diğer gruplar, örgütler, vatandaşlar, Irak’ta yaşayanlar gibi ifadelere yer verdi.
Glock ve Baretta
Wayne Madsen, "Taos Industries", "ANHAM Joint Venture of Vienna" ve "AEY of Miami" gibi aracı şirketlerin isimlerini de verdi ve Kongre’ye bağlı ve Sayıştay gibi işlevi olan GAO’nun, iki yıl önce "190 bin kadar" silahın nerede olduğunun bilinemediğini rapor ettiğini hatırlattı. Madsen, Pentagon’un Irak’a yolladığı silahların bir kısmının PKK ile İran’da molla rejimine karşı savaşan Halkın Mücahitleri örgütünün (MEK) eline geçtiğini belirtti. 20 bin kadar silahın ise El Kaide’nin eline geçtiği ifade edildi. Irak’a Glock ve Baretta tipi silahların gönderildiği de kaydedildi. Pentagon’un bu programının yürütüldüğü dönemde Irak’taki ABD Komutanı General David Petreaus idi. David Petreaus şimdi CENTCOM Komutanı. Wayne Madsen aynı programın hala sürdüğünü ve özellikle Somali’deki korsanlara karşı kullanıldığını iddia etti.